ozancetin:

(Temsili değil)

ozancetin:

(Temsili değil)

ozancetin:

Welcome to Turkey

Bir de kütüphane bedava yani

ozancetin:

Welcome to Turkey

Bir de kütüphane bedava yani

ozancetin:

Bu çok iyi bi post ulan

ozancetin:

Ruh halim

ozancetin:

Ruh halim

valideniz:

Duygulandirdi pic

valideniz:

Duygulandirdi pic

demigod-soz:

lan ahsdjkashdjkahjk

demigod-soz:

lan ahsdjkashdjkahjk

hausofdirectioners:

on a scale from 1 to Samsung how much do you hate Apple?


Lan bu yalanmış. Bu lie qlüw lie

hausofdirectioners:

on a scale from 1 to Samsung how much do you hate Apple?

Lan bu yalanmış. Bu lie qlüw lie

Merkezde işim bitti, bindim otobüse eve gidiyorum. Karnımda bir ağrı başladı. Fazla dayanamadım, daha önce yapmadığım bir şey yaptım ve sessiz bi şekilde osurdum. Ortama yayılan kokunun farkındaydım ama kimse benim yaptığımı bilmiyordu. Kulaklıklarımı taktım ve çevreyi süzdüm. Yüzü ekşiyen kızlar, suçu birbirine atan liseliler, eşarbıyla ağzını kapatan teyzeler… Cam açanlar, daha çok rüzgar gelsin diye gaza basan şoför, nefesini tutmaktan mosmor olmuş bi kaç amca… En sonunda bu zevki katlamak istedim ve allaaaaahhhhh nidalarıyla koltuğa sıçtım. Bu olaydan sonra bir müddet bu tür araçlara binmeme kararı aldım. Fakat bir gün şehir dışına çıkmam gerekti. Otobüse bindim, her yer dolu olduğundan bir kızın yanına oturdum. 12 saatlik yolculuk boyunca, kızın sağ diz yanının benim sol baldırıma her teması titrememe sebep oldu. En sonunda dayanamayıp çek şu ayağını sapık diye bağırdım. Muavin gelip kızı yaka paça dışarı attı. Sonra oluşan sessizliği alkışlamalar bozdu. Herkesle tek tek kucaklaştım. işte gerçek birlik beraberlik kültür anane bu. Otobüsten indim, bir minibüse el ettim ve bindim. Yine bir kızın yanına oturdum. Beş dakika sonra yanımdaki kız feci bir şekilde osurdu. Feryat etti adeta. Benden başka kimse anlamadı onun osurduğunu çünkü yan yanaydık ve kendi kıç bölgemde titreşimi hissettim. Çok güzel kızdı aslında böyle bir şey yapması beni üzmüştü. Daha sonra koku hafiften yayılmaya ve kız da bunun farkında olduğu için kızarmaya başladı. Tabi Sis Reyis durur mu? Hemen camı açtım ve ayağa kalkarak; hanımlar beyler, az önce talihsiz bir şekilde minibüsün içine osurdum. Burnunuza çürük kavun kokusu gelebilir, aldırış etmeyin. Siz hiç osurmadınız mı? Sen şoför amca, akşam televizyonun karşısına yatıp ntv sporu açtığın zaman, burnunu karıştırırken hiç inletmedin mi ortalığı? Çocukların odada gülmedi mi hiç? Sen, şişman olan kız. Sen hiç deprem etkisi yaratmadın mı zeminde? Klozeti parçalamadın mı hiç? Beni hor görmeyin arkadaşlar, evet osurdum, ama bilinçli değildim. Sadece, osurdum, diyerek gözyaşlarımla beraber oturdum. Yavaştan bir alkış sesiyle beraber yıkıldı minibüs. Şoför deli gibi kornaya basıyor ve herkes zart zurt osuruyordu. Sonra yanımdaki kızla göz göze geldik. Gözlerini kapatıp bana doğru eğildi. Heyecandan kalbim çıkacak gibi olmuştu. Ben de gözlerimi hafif kapatıp eğildim. Ağzını uzattı hafif araladı, yaklaştık„, gargh diye bi geğirdi amk kevaşesi kendimden geçtim. Direkt gömdüm kafayı, müsait bi yerde indim. İniş o iniş…

sis-reyis:

Sis Reyis is Back !

Geçen eski sevgilimle bimde karşılaştım… Evet… Son patitoyu da attım ağzıma ve BİM’e doğru yola çıktım. Zaten iki adım ötesi BİM. Annemin terliklerini giyip çıkayım dedim, kim iki saat şimdi bağcık bağlayacak. Ama olgun bir erkek insanda eğreti duran şeylerin başında anne terliği geliyormuş canlar, ben bunu anladım. BİM her zamanki gibi sakindi. Klima çalışıyor ama soğutmuyordu. Nasıl bir klima bu diyerek incelemeye başladım. Ama görevli beni balici sandı, Çünkü ayaklarımda da acayip terlikler altımda çamaşır suyu sıçrayıp da rengi atmış bir pijamayla pek de güzel bir gaspçı havası veriyordum. “Abi bu klima üflemiyor galiba” dedim. Ama cevap vermedi, işine döndü. Ben de doğruca patitoların olduğu yere gittim. Aman Allahım bu ne güzellik. Bir sürü patito yan yana. Gel de alma. Hemen iki paket aldım. Zaten sudan ucuz. bir de le porta almak lazımdı. Gittim onu da aldım. Tam arkamı dönüp gidecekken tanıdık bir ses duydum. Pek bir tanıdık. Sanki bir zamanlar kulağıma “aşkım” diye yankılanan bir ses şimdi “süt de alalım. dost süt olsun” diyordu. Bir zamanlar kulağıma “seni seviyorum” diye yankılanan bir ses şimdi “yok muratbey kaşar alalım o daha ucuz” diyordu. Yavaşça arkamı döndüm. Patitolar ve le porta elimden yere düştü. Evet, eski sevgilimdi bu. Bir zamanlar sevdiğim kadındı. Bir zamanlar el ele tutuşarak mal gibi gezdiğimiz kadın.Şimdi nişanlısıyla BİM’e gelmiş alışveriş yapıyordu. Bir yamanlar aşık olduğum kadındı bu. Ve alışveriş arabasında le cola, Blume, dost süt, dost peynir, muratbey kaşarları gibi bir sürü ürün vardı. Evet bir zamanlar uğruna canımı verebileceğim kadındı bu. Ben şaşkınlıktan elimdekileri yere düşürünce bunlar birden irkildi ve hemen arkasını döndü. Ben, beni görmesinler diye hızlıca aşağıya eğildim ama lanet olası BİM’de raf diye bir şey yok ki. Tansaş olsa arkadaki adam seni göremez ama raf yerine kolilerde ürün sergileyen BİM sayesinde saklanamadım. Peki size sorarım. Siz arkanızı döndüğünüzde, devekuşu gibi saklandığını sanan ama ayağında ufak numara anne terlikleriyle sıçar gibi çömelmiş ve kıç çatalı gözüken bir adam görseniz ne yaparsanız? İşte onlar da öyle yaptılar. Bastılar kahkahayı. Yavaş ve gurur yıkılmışça ayağa kalktım. Le Portam mahzunca yerden bana bakıyordu. Ben gibi yıkılmış, öylece yatıyordu. Gözlerine baktım. Le portanın değil , eski sevgilimin. Bana baktı, mahzun bir bakış görmek isterdim ama alay ediyordu resmen. Ayaklarıma bakıyordu. Anne terliği giymiş, parmakları ucundan çıkmış bir ayak. Buydum işte. Sen bu adamla bir zamanlar çıkmıştın. Şimdiki sevgilin çok iyi giyinmiş ama bir bak bakayım ona. BİM’de bu şıklık? Sence de biraz samimiyetsiz değil mi? Ben en azından yakışıyorum buraya. İçimden geldiği gibiyim. Böyle düşündüm ama sonra hassiktir dedim. Adam kapmış kızı, ben de lavuk gibi pijamayla terlikle geziyorum. Kim ne yapsın beni? “Nasılsın görüşmeyeli?” dedim. “iyiyim” dedi. “ne güzel” dedim. “hıhı” dedi. Gittikçe gerginleşiyordu ortam. Yeni sevgilisi kıllandı mı acaba diye baktım ama “nasıl olsa bu lavuktan bir zarar gelmez” düşüncesi hasıl olduğundan zerre S..kinde değildim herifin. Adam en ucuz kangal sucuğu seçmekle meşguldü. “niye böyle olduk biz?” der gibi baktım. “ne diyorsun?” der gibi baktı bana. “niye böyle olduk diyorum?” der gibi tekrar baktım. “ne diyorsun anlamıyorum” der gibi tekrar baktı bana. “neyse s..ktir et” der gibi baktım. S..tir etti, alışverişe devam etti. Bir güle güle demeden. Göz yaşlarımı saklayarak iki poşet patitoyu ve le portamı yerden aldım ve kasaya gittim. Bir de blume peçete aldım yüzlük paket, göz yaşlarımı silmek için. Kasadaki görevli yine baliciymişim gibi baktı bana, “paran var mı” der gibi baktı bana, bana bakmasın artık kimse. Al paranı der gibi uzattım, para üstü beklemeden çıktım ama sonra hemen geri dönüp şahsiyetsizce aldım paranın üstünü. Tam çıkacakken fiş almayı unuttuğum aklıma geldi. Dönüp onu da aldım. Bir romantizm de yaşayamadık be. Eve giderken arkadaşım geldi yavaşça yanıma. Tek dostum, yoldaşım, üzgün olduğumu anlayabilen tek insan. “abi bir şey diycem. Pijamanın kıçında delik var, kıçın gözüküyor, baya bir büyük” O günden beri evdeyim. BİM’e de kapıcıyı yolluyorum..

sis-reyis:

Sis Reyis is Back !

annemsikervalla:

Isğqlcşakxşaşaşcşağvpwıvpdöv

yesilgozlukumralkiz:

sedacoskunstuff:

iceridekibiri:

Hayalimdeki ilişki.

:D

-Hm+Hm-Belki “hm” bizim sonsuzluğumuz olur

Hm hm hm da hm hm yar?

yesilgozlukumralkiz:

sedacoskunstuff:

iceridekibiri:

Hayalimdeki ilişki.

:D

-Hm
+Hm
-Belki “hm” bizim sonsuzluğumuz olur

Hm hm hm da hm hm yar?

bence bayramın asıl önemi para değil sevdiklerimizle berasaldjfdsljdsfasdj PARA PARA NAKİT PARA

Para vereceklerin eli öpülür.